4857 İş Kanunu — Fesih Bildirimleri ve İş Güvencesi (m.17-21)
4857 sayılı İş Kanunu'nun bildirimli fesih sürelerini (m.17), iş güvencesi kapsamını (m.18), fesih bildiriminin şekil kurallarını (m.19), feshe itiraz sürecini (m.20) ve işe iade ile tazminat sonuçlarını (m.21) düzenleyen maddelerinin tam metni ve 2026 yılı Yargıtay içtihadı ışığında açıklamaları.
Süreli Fesih — İhbar Süreleri
Belirsiz süreli iş sözleşmelerinin feshinden önce durumun diğer tarafa bildirilmesi gerekir. İş sözleşmeleri; işi altı aydan az sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak iki hafta sonra; işi altı aydan bir buçuk yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin yapılmasından başlayarak dört hafta sonra; işi bir buçuk yıldan üç yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin yapılmasından başlayarak altı hafta sonra; işi üç yıldan fazla sürmüş işçi için, bildirim yapılmasından başlayarak sekiz hafta sonra feshedilmiş sayılır. Bu süreler asgari olup sözleşmelerle artırılabilir. Bildirim şartına uymayan taraf, bildirim süresine ilişkin ücret tutarında tazminat ödemek zorundadır (ihbar tazminatı). İşveren bildirim süresine ait ücreti peşin vermek suretiyle iş sözleşmesini feshedebilir. 2026 yılı itibarıyla asgari ücret 33.030 TL brüt olup ihbar tazminatı hesaplamasında son brüt ücret (ikramiye, fazla mesai ve devamlı nitelikteki ödemeler dahil) esas alınmaktadır.
Feshin Geçerli Sebebe Dayandırılması (İş Güvencesi)
Otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. Altı aylık kıdem hesabında aynı işverenin bir veya değişik işyerlerindeki hizmet akitleri birleştirilir. İşçinin altı aylık kıdemi, aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde geçen süreler birleştirilerek hesap edilir. Özellikle şu hususlar fesih için geçerli sebep oluşturmaz: a) Sendika üyeliği veya çalışma saatleri dışında ya da işverenin rızası ile çalışma saatlerinde sendikal faaliyetlere katılmak; b) İşyeri sendika temsilciliği yapmak; c) Mevzuattan veya sözleşmeden doğan haklarını takip için işveren aleyhine idari veya adli makamlara başvurmak; d) Irk, renk, cinsiyet, medeni hal, aile yükümlülükleri, hamilelik, doğum, din, siyasi görüş ve benzeri nedenler; e) 74. maddede öngörülen ve kadın işçilerin çalıştırılmasının yasak olduğu sürelerde işe gelmemek.
Sözlü Fesih Yasağı ve Savunma Alma Zorunluluğu
İşveren fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır. Hakkındaki iddialara karşı savunmasını almadan bir işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesi, o işçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle feshedilemez. Ancak, işverenin 25. maddenin (II) numaralı bendi kapsamında doğruca fesih hakkını kullandığı hallerde, durum bu kuralın dışındadır. Yargıtay içtihadı uyarınca savunma alınmaksızın yapılan fesih, tek başına feshi geçersiz kılmaya yeterli bir usul aykırılığı oluşturmaktadır. 2026 yılı kararlarında Yargıtay, bu usul aykırılığı nedeniyle işe iade ve boşta geçen süre ücretine hükmettirmeyi sürdürmektedir.
Fesih Bildirimine İtiraz ve Dava Süreci
İş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde işe iade talebiyle, İş Mahkemeleri Kanunu hükümleri uyarınca arabulucuya başvurmak zorundadır. Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşma sağlanamaması halinde, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren, iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilir. Taraflar anlaşırlarsa uyuşmazlık aynı sürede iş mahkemesi yerine özel hakeme de götürülebilir. Feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ederse, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Geçersiz Sebeple Feshin Sonuçları — İşe İade ve Tazminat
İşverence geçerli sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı mahkemece veya özel hakem tarafından tespit edilerek feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işveren, işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır. İşçiyi başvurusu üzerine işveren bir ay içinde işe başlatmaz ise, işçiye en az dört aylık ve en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat ödemekle yükümlü olur. Mahkeme veya özel hakem feshin geçersizliğine karar verdiğinde, işçinin işe başlatılmaması ihtimaline karşı bu tazminata da hükmetmek zorundadır. Kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakları ödenir. İşçi işe başlatılırsa, peşin olarak ödenen bildirim süresine ait ücret ile kıdem tazminatı, yukarıdaki fıkra hükümlerine göre yapılacak ödemeden mahsup edilir. 2026 itibarıyla işe başlatmama tazminatı hesabında son brüt ücret esas alınmakta ve kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL olarak uygulanmaktadır.