İş Kanunu — İşverenin Haklı Nedenle Derhal Fesih Hakkı (m.25)
4857 sayılı İş Kanunu'nun işverenin haklı nedenle iş sözleşmesini derhal feshedebileceği halleri düzenleyen 25. maddesi. Sağlık nedenleri, ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık, zorlayıcı nedenler ve gözaltı/tutukluluk halleri ile Yargıtay içtihadı.
Sağlık Nedenleri
İşçinin kendi kastından veya derli toplu olmayan yaşayışından yahut içkiye düşkünlüğünden doğacak bir hastalığa yakalanması veya engelli hale gelmesi durumunda; bu sebeple doğacak devamsızlığın ardı ardına üç iş günü veya bir ayda beş iş gününü aşması hâlinde işveren iş sözleşmesini haklı nedenle derhal feshedebilir. İşçinin tutulduğu hastalığın tedavi edilemeyecek nitelikte olduğu ve işyerinde çalışmasında sakınca bulunduğunun Sağlık Kurulunca saptanması durumunda da bu hak doğar. Bu bent kapsamında yapılan fesihlerde işçiye kıdem tazminatı ödenir; ancak ihbar süresi ve ihbar tazminatı gerekmez. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işçinin raporlu süresinin üç iş günü veya bir ayda beş iş gününü aşmasının tek başına yeterli olmadığını; işverenin aynı zamanda bu devamsızlıktan haberdar olması gerektiğini ve makul süre içinde fesih hakkını kullanması gerektiğini içtihat etmektedir. Hastalık sebebiyle devamsızlıkta ispat yükü işçidedir; işçi devamsızlığının resmî sağlık raporuna dayandığını belgelemek zorundadır. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL; kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL; SGK işveren prim payı %21,75.
Ahlak ve İyi Niyet Kurallarına Uymayan Haller ve Benzerleri
İşveren, aşağıdaki durumlarda iş sözleşmesini haklı nedenle ve bildirim süresine gerek kalmaksızın derhal feshedebilir: a) İşçinin iş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri hakkında yanlış bilgi vermesi veya gerçeği saklayarak işvereni yanıltması; b) İşçinin işverene ve işverenin aile üyelerinden birine karşı şeref ve onurunu kırıcı asılsız ihbar ve isnatlarda bulunması; c) İşçinin işverenin cinsel tacize uğraması veya taciz davranışını bildirmesi; d) İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine ya da işyerindeki başka bir işçiye karşı sataşması, sarhoş olarak işyerine gelmesi ya da işyerinde alkollü içki içmesi; e) İşçinin işverenin güvenini kötüye kullanması, hırsızlık yapması, işverenin meslek sırlarını ortaya atması gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması; f) İşçinin, işyerinde, yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesi; g) İşçinin yakalanması şartıyla işyerinde otuz günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesi; h) İşçinin işveren tarafından yapılan geçerli bir görevlendirmeyi yasal gereklilik olmaksızın reddeden işçi; ı) İşçinin isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malına zarar vermesi veya zarara uğratması. Bu bent kapsamındaki fesihlerde kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı ödenmez. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, (e) bendi kapsamındaki doğruluk ve bağlılığa aykırılık eylemlerinin ispat yükünün işverene ait olduğunu, tek bir somut eylemin dahi haklı fesih için yeterli olabileceğini; ancak ölçülülük ilkesi gereği ihraç yerine disiplin cezasıyla sonuçlandırılabilecek hafif ihlallerde m.25/II uygulanamayacağını içtihat etmektedir. Hırsızlık iddiasında, olayın kamerada görülmesi ya da güvenilir tanık ifadeleri gibi nesnel delillerin bulunması gerekir; soyut iddia yeterli sayılmaz. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL; kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL; SGK işveren prim payı %21,75.
Zorlayıcı Nedenler ve Gözaltı/Tutukluluk
m.25/III — İşçiyi işyerinde bir haftadan fazla süre ile çalışmaktan alıkoyan zorlayıcı bir sebebin ortaya çıkması hâlinde işveren, söz konusu bir haftanın bitiminden itibaren iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebilir. Zorlayıcı nedenin; yangın, sel, deprem, salgın hastalık gibi işçinin kontrolü dışındaki olaylar nedeniyle işçinin işe gidememesinden kaynaklanması durumunda bu hüküm uygulanır. m.25/IV — İşçinin gözaltına alınması veya tutuklanması hâlinde devamsızlığın 17. maddedeki bildirim sürelerini aşması durumunda işveren iş sözleşmesini feshedebilir. Bildirim sürelerini aşan gözaltı/tutukluluk nedeniyle yapılan fesihlerde kıdem tazminatı ödenmez; ancak sonradan beraat eden işçi, mahkeme kararıyla tazminat talep edebilir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, m.25/IV kapsamında feshedilen ve daha sonra beraat eden işçinin uğradığı zararı işverenden değil devletten talep etmesi gerektiğini; ancak işverenin kötüniyetli biçimde şikâyette bulunmuş olması hâlinde işverenin sorumluluğunun doğabileceğini içtihat etmektedir. Fesih hakkının kullanılmasında altı iş günlük hak düşürücü süre (m.26) m.25/IV bakımından da uygulanır; gözaltının başlangıcından değil, bildirim sürelerini aştığının öğrenilmesinden itibaren işlemeye başlar. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL; kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL; SGK işveren prim payı %21,75.