Sendikalar ve TİS Kanunu — Sendika Özgürlüğü, Güvencesi ve Sendikal Tazminat (m.17, m.25)
6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun sendika üyeliği güvencesini, işverenin sendikal faaliyetler nedeniyle ayrımcılık yapma yasağını ve sendikal tazminat hakkını düzenleyen 17. ve 25. maddeleri. Sendikal nedenle fesih hâlinde işçinin hakları ve ispat yükü.
Sendika Üyeliğinin Kazanılması ve Sona Ermesi
6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 17. maddesi; işçi sendikasına üye olma ve üyelikten çekilme hakkını güvence altına almaktadır. Bu maddeye göre işçi ve işverenler, önceden izin almaksızın sendika kurabilir; amaçlarına uygun faaliyetlerde bulunmak üzere sendikaya serbestçe üye olabilir. Sendika üyeliği için e-Devlet kapısı üzerinden başvuru yapılması zorunlu olup noter onayı kaldırılmıştır. İşveren, sendika üyeliğini kolaylaştırmakla yükümlü olup üyeliğe engel teşkil edecek her türlü uygulama açıkça yasaklanmıştır. Üyelikten çekilme de e-Devlet üzerinden gerçekleştirilir ve çekilme beyanı ilgili sendikaya iletildiği tarihten bir ay sonra hüküm doğurur; bu bir aylık süre boyunca işçi tüm sendikal haklarını korumaya devam eder. Sendika üyeliğine bağlı olarak prim tahsilâtı ve dayanışma aidatı uygulamaları da bu madde kapsamındaki düzenlemelere tabidir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'ne göre işverenin üyelik sürecini engellemesi veya geciktirmesi, sendikal hak ihlaline dayalı maddi ve manevi tazminat talebine zemin oluşturabilir. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL; kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL; SGK işveren prim payı %21,75.
Sendikal Güvence ve Sendikal Tazminat
6356 sayılı Kanun'un 25. maddesi; sendikal faaliyetler nedeniyle işveren tarafından yapılacak her türlü ayrımcılığı açıkça yasaklamakta ve bu yasağın ihlali hâlinde uygulanacak yaptırımları düzenlemektedir. Madde şu temel kuralları içermektedir: İşveren; işçileri bir sendikaya üye olmaya ya da olmamaya, sendika faaliyetlerine katılmaya ya da katılmamaya, sendika yönetim veya denetim kurullarında görev yapmaya ya da yapmamaya zorlayamaz; bu yükümlülükler nedeniyle işçilere farklı muamelede bulunamaz. Sendikal nedenlerle çıkarma yasağı: işveren, işçinin sendika üyeliği veya sendikal faaliyeti nedeniyle iş sözleşmesini sona erdiremez. Bu yasağa aykırı fesih hâlinde işçi; 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18, 20 ve 21. maddeleri çerçevesinde işe iade davası açabileceği gibi, işe iade talebinden bağımsız olarak sendikal tazminat da talep edebilir. Sendikal tazminatın miktarı: işçinin bir yıllık ücretinden az olamaz; alt sınır yoktur ve mahkeme bu miktarın üzerinde tazminata hükmedebilir. Sendikal tazminat, kıdem ve ihbar tazminatından bağımsız olarak talep edilebilir; biri diğerini devre dışı bırakmaz. İspat yükü: 4857 m.18 kapsamındaki genel işe iade davalarından farklı olarak, sendikal feshe ilişkin davalarda ispat yükü tersine işlemektedir. Feshin sendikal nedene dayandığını ilk aşamada işçi kanıtlamalıdır; ancak bu ispat standart delil kurallarına göre değil yaklaşık ispat ölçütüne göre uygulanır. İşçinin sendika üyeliği ile feshin zamansal yakınlığı, işyerinde diğer sendika üyelerine yönelik muamele veya sendikacılık faaliyetlerinin başladıktan kısa süre sonra feshe gidilmesi, yaklaşık ispatı sağlamak için yeterli olabilir. Bu eşiği aşan işçi karşısında ispat yükü işverene devredilir ve işveren feshin sendikal nedene dayanmadığını kanıtlamak zorunda kalır. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL; kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL; SGK işveren prim payı %21,75.