Primli ücret sisteminde asgari ücret güvencesi — prime esas kazancın asgari ücretin altında kalması ve fark ödeme yükümlülüğü
Karar Özeti
Davacı işçi, bir perakende zincirinin kasiyeri olarak dört yıl boyunca çalışmış; ücret sistemi sabit bir taban ücret ile satışa bağlı aylık prim ödemesinden oluşmaktadır. Taban ücret dönemin asgari ücretinin yaklaşık %60'ı oranında belirlenmiş; prim ödemeleri bazı aylarda asgari ücretle birleşerek toplam ödemeyi asgari ücretin üstüne taşısa da düşük satış aylarında toplam ödeme asgari ücretin altında kalmıştır. İşçi, toplam ödemenin asgari ücretin altına düştüğü aylar için fark talep etmiş; işveren asgari ücret güvencesinin yalnızca sabit ücret bileşenini kapsamadığını, toplam aylık ödemenin dikkate alınması gerektiğini savunmuştur. Yerel mahkeme, bazı aylarda toplam ödemenin asgari ücretin üzerinde olduğunu gerekçe göstererek talebi reddetmiştir. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. Kararın özünde şu ilke yatmaktadır: 4857 sayılı İş Kanunu'nun 39. maddesi ve Asgari Ücret Tespit Komisyonu kararları uyarınca asgari ücret her ay için ayrı ayrı değerlendirilir; dönemsel bir ortalama hesabıyla belirlenmesi mümkün değildir. İşçi bir ay için en az asgari ücret almak zorundadır; prim elde edemediği ya da prim miktarının düşük kaldığı aylarda işveren, toplam ödemeyi asgari ücret düzeyine tamamlamakla yükümlüdür. Aylık bazda yapılacak hesaplamada toplam ödeme asgari ücretin altında kalan her ay için fark ayrıca talep edilebilir; bu alacak, ücret alacakları hükümlerine tabi olup beş yıllık zamanaşımına tabidir. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL; kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL; SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma