Hamilelik nedeniyle iş sözleşmesinin feshi — doğrudan cinsiyet ayrımcılığı niteliği ve 4857 m.5 kapsamında ayrımcılık tazminatı
Karar Özeti
Davacı işçi, bir sigorta acentesinde muhasebe uzmanı olarak dört yıl çalışmış; hamileyken işverenine gebeliğini bildirmiş ve bu bildirimden on iki gün sonra iş sözleşmesi 'uyumsuzluk ve performans düşüklüğü' gerekçesiyle feshedilmiştir. Davacı, feshin gebelikle doğrudan bağlantılı olduğunu, gebelik öncesi herhangi bir performans ihtarı veya uyarı almadığını, ayrımcılık tazminatı ile ihbar ve kıdem tazminatına hak kazandığını ileri sürerek dava açmıştır. İşveren, fesih gerekçesinin nesnel verilerle desteklendiğini, gebeliğin fesihle herhangi bir ilgisi olmadığını savunmuş ve gebelikten önceki dönemlere ait bazı raporları delil olarak sunmuştur. Yerel mahkeme, işverenin sunduğu raporları yeterli görerek talebi reddetmiştir. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. Bozma gerekçesinde şu ilkeler belirlenmiştir: gebelik bildiriminden kısa süre içinde gerçekleştirilen fesih, 4857 m.5 kapsamında cinsiyet bazlı ayrımcılık karinesini doğurur. İşverenin bu karineyi çürütmesi için fesih gerekçesinin gebelikten bağımsız, nesnel ve belgelenmiş olduğunu ispat etmesi gerekir; gebelik bildiriminden önce herhangi bir yazılı uyarı yapılmamış olması bu ispat yükümlülüğünü işveren aleyhine ağırlaştırır. Sunulan raporlar, sistematik bir performans değerlendirme sürecine dayanmadığından karineyi çürütmede yetersiz kalmıştır. İspat yükümlülüğünü karşılayamayan işveren, dört aya kadar ücret tutarında ayrımcılık tazminatı ödemekle yükümlüdür; bu tazminat ihbar ve kıdem tazminatına ek olarak talep edilebilir. Yerel mahkemenin talebi reddetmesi hem Kanun'un hem de Yargıtay içtihadının açık emrine aykırıdır. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL; kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL; SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma