Yıllık izin hakkının kullandırıldığının ispatı — imzasız izin formlarının hukuki değeri ve işverenin ispat yükü
Karar Özeti
Davacı işçi, bir perakende zincirinde kasiyer olarak altı yıl çalışmış; kullandırılmayan yıllık izin ücretlerini talep etmiştir. İşveren, davacının her yıl iznini kullandığını, bu hususun şirket içi izin formlarına kayıtlı olduğunu savunmuş; söz konusu formları delil olarak sunmuştur. Ancak formların büyük bölümünde işçinin imzası bulunmamaktaydı. Yerel mahkeme izin formlarını yeterli kabul ederek talebi reddetmiştir. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. Bozma gerekçesinde şu temel ilkeler belirlenmiştir: yıllık iznin kullandırıldığını ispat yükü işverene aittir; ispat aracı öncelikle işçinin imzasını taşıyan izin formları, izin defteri veya bu husustaki yazılı belgelerdir. İşçinin imzasını taşımayan belgeler, işçi tarafından inkâr edilmesi hâlinde tek başına yeterli delil oluşturmaz. E-posta veya dijital onay sistemleri üzerinden gerçekleştirilen onaylar ancak sistemin güvenilirliği ve işçiye ait olduğu kanıtlanırsa delil niteliği taşır. Davacının imzasının bulunmadığı formlara dayanılarak iznin kullandırıldığına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır; işveren bu formlar dışında başkaca delil sunamadığı takdirde izin alacağı hüküm altına alınmalıdır. İzin alacaklarının beş yıllık zamanaşımına tabi olduğu ve zamanaşımı başlangıcının iş sözleşmesinin sona erme tarihi olduğu da kararda ayrıca teyit edilmiştir. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL; kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL; SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma