Sosyal medya paylaşımı nedeniyle iş sözleşmesinin feshi — ifade özgürlüğü ile işverene sadakat yükümlülüğü dengesi
Karar Özeti
Davacı işçi, bir bankada müşteri ilişkileri uzmanı olarak yedi yıl görev yapmış; kişisel sosyal medya hesabından işverenin ücret politikasına ve çalışma koşullarına eleştiri içeren paylaşım yapmış, bunun üzerine iş sözleşmesi 'güven ilişkisini zedeleyen eylem' gerekçesiyle 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-e maddesi kapsamında tazminatsız feshedilmiştir. Davacı, feshin haksız olduğunu ve ifade özgürlüğü kapsamındaki eleştirinin meşru bir sınır içinde kaldığını ileri sürerek işe iade ve tazminat talebinde bulunmuştur. Yerel mahkeme işverenin feshini haklı bulmuştur. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. Sosyal medya paylaşımlarının feshe dayanak sayılabilmesi için paylaşımın iftira veya hakaret içermesi ya da işverenin somut çıkarlarını zedelemesi gerekmektedir; genel nitelikli şikâyet içerikli eleştiriler, aşağılayıcı ifadeler taşımadığı sürece doğrudan fesih nedeni oluşturmaz. İşçinin kişisel hesabındaki genel eleştiri, kamuya açık ancak işyeriyle doğrudan özdeşleştirilemeyen bir içerik olduğunda sert bir yaptırım yerine yazılı uyarı yolunun denenmesi ölçülülük ilkesi gereğidir. İşverenin son çare olarak feshe başvurma yükümlülüğüne uymadığı gerekçesiyle fesih geçersiz sayılmış ve işe iade hakkı tanınmıştır. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL; kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL; SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma