İş kazasında işverenin kusur oranının tespiti ve manevi tazminat miktarının belirlenmesi
Karar Özeti
Davacı işçi, bir madencilik şirketine ait yeraltı işletmesinde çalışırken meydana gelen göçük kazasında sol kolunu kaybetmiştir. Kaza; iş güvenliği uzmanının gereken önlemleri almadığını, gerekli destekleme çalışmalarının eksik yapıldığını ve çalışanlara yeterli eğitim verilmediğini ortaya koymuştur. Mahkeme sürecinde adli bilirkişi, işverenin yüzde yetmiş oranında kusurlu olduğunu saptamış; davacının dikkatsizliğinden kaynaklanan kusur payı ise yüzde otuz olarak belirlenmiştir. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesi ile Borçlar Kanunu'nun ilgili hükümleri çerçevesinde manevi tazminatın belirlenmesinde mahkemenin takdir yetkisini nasıl kullanacağına ilişkin temel ilkeleri ayrıntılı biçimde ele almıştır. Manevi tazminatın gerçek bir tazminat olmaktan ziyade bir tatmin aracı olduğunu; ancak acı ve ıstırabın boyutuyla orantılı, sembolik olmayan bir düzeyde belirlenmesi gerektiğini vurgulamıştır. Yaşam boyu sürecek engelin ağırlığı, işin tehlikeli niteliği ve işverenin kusur derecesi dikkate alındığında, yerel mahkemenin belirlediği manevi tazminat miktarının yetersiz kaldığı sonucuna varılarak karar bozulmuştur. Yargıtay ayrıca SGK tarafından ödenen sürekli iş göremezlik gelirinin maddi tazminattan mahsup edilmesinin doğru olmadığını; manevi tazminatla mahsubun ise kesinlikle mümkün olmadığını da açıkça hükme bağlamıştır.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma