Fazla mesai alacağının ispatında yazılı delil zorunluluğu — tanık beyanı ve işyeri kayıtlarının birlikte değerlendirilmesi
Karar Özeti
Davacı işçi, bir lojistik şirketinde depo amiri olarak yedi yıl çalışmış; iş sözleşmesinin feshinin ardından yaklaşık dört yüz saat fazla mesai alacağı talep etmiştir. İşveren, fazla mesai yapılmadığını, işçinin haftada kırk beş saatin üzerinde çalışmasının mümkün olmadığını savunmuş; puantaj çizelgelerinin normal mesai gösterdiğini öne sürmüştür. İlk derece mahkemesi, bilirkişi raporuna dayalı olarak yalnızca iki tanığın beyanı üzerinden hesaplama yapmış ve tüm talebi kabul etmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. Bozma gerekçesinde şu temel ilkeler saptanmıştır: fazla mesai alacağının ispatı, alacağı talep eden işçiye aittir. Tanık beyanları fazla mesaiyi ispatlayan delil olarak kabul edilmekle birlikte, puantaj kayıtları, giriş-çıkış sistemi logları veya e-posta zaman damgaları gibi nesnel belgelerle desteklenmediği takdirde hâkimin takdir yetkisine göre indirim uygulanması zorunludur. Somut olayda tanıklar aynı birimde çalışan iş arkadaşları olup işverenle husumetleri bulunduğundan, beyanlarına tam itibar edilmesi usule aykırıdır. Hâkim, bu tür çelişkili durumlarda fazla mesainin süresini ve ücretini belirlerken birden fazla delili birlikte değerlendirmeli; yalnızca tanık beyanına dayalı talebin tamamına hükmetmek yerine somut olgularla orantılı bir indirim yapmalıdır. Öte yandan, fazla mesai alacaklarında uygulanacak faiz, ücret alacağının muaccel olduğu tarihten itibaren işletilir; hesaplamada bir saatlik fazla mesai ücreti normal saatlik ücretin yüzde elli fazlasıdır. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL; kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL; SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma