Fazla mesai ücretinin hesabında giydirilmiş ücretin esas alınması ve yıllık 270 saatlik yasal sınırın aşılması iddiasında ispat yükü
Karar Özeti
Davacı işçi, bir üretim tesisinde kalıpçı ustası olarak çalışmış; işten ayrılmasının ardından açtığı davada ödenmeyen fazla mesai ücretini talep etmiştir. İşveren, işyeri kayıtlarını sunarak fazla mesainin hiç yapılmadığını savunmuş; ancak sunulan kayıtların eksik olduğu ve imzasız puantaj cetvellerinden oluştuğu görülmüştür. Yerel mahkeme, bilirkişi raporuna dayanarak hesaplanan fazla mesainin yalnızca bir bölümüne hükmetmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. Fazla mesai ücretinin hesabında temel ücret değil, işçinin kıdeme bağlı artışlar, erzak yardımı ve taşıma gibi süreklilik arz eden tüm ödemeleri kapsayan giydirilmiş ücreti esas alınmalıdır. Buna ek olarak, yıllık 270 saatlik yasal sınırı aşan fazla mesai için 4857 sayılı İş Kanunu'nun 41/7. maddesi uyarınca yazılı onay alınması zorunludur; onay alınmaksızın yaptırılan mesailerde işçi o süreler için ücret ve yasal faiz talep etmeye devam edebilir. İşverenin sunduğu imzasız puantaj cetvellerinin tek başına yeterli ispat aracı sayılamayacağı; fazla mesainin yaşandığı fiilen ispatlandığı hâllerde bilirkişinin orantılı hesaplama yapması gerektiği hükme bağlanmıştır. Hesaplama dönemi itibarıyla 2026 kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL, brüt asgari ücret 33.030 TL, SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma