Sendika üyeliği gerekçesiyle yapılan feshin tespiti — sendikal tazminat miktarının belirlenmesi ve ispat yükünün dağılımı
Karar Özeti
Davacı işçi, bir tekstil fabrikasında dokuma operatörü olarak yedi yıl çalışmış; sendikaya üye olmasının hemen ardından 'verimlilik düşüklüğü' gerekçesiyle iş sözleşmesi feshedilmiştir. İşçi, feshin gerçek sebebinin sendika üyeliği olduğunu ileri sürerek sendikal tazminat ve işe iade talebinde bulunmuştur. İşveren, feshin performans gerekçesiyle yapıldığını ve önceden yazılı uyarı gönderildiğini savunmuştur. İlk derece mahkemesi, yazılı uyarının varlığını yeterli delil sayarak davayı reddetmiştir. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. Karara göre sendikal tazminat davalarında ispat yükü özel bir yapı sergiler: işçi, sendika üyeliği ile fesih arasında zamansal yakınlık ve işyerindeki uygulamada ayırımcılık olduğunu somut olgularla ortaya koyarsa ispat yükü işverene geçer; işveren bu aşamada feshin gerçekten performans kaynaklı olduğunu ve sendika üyeliğiyle bağlantısız bulunduğunu kanıtlamak zorundadır. Davacının sendika üyeliğiyle aynı dönemde çalışan diğer işçilerin benzer verimlilik sorunlarına rağmen feshedilmediğine dair tanık ifadeleri, işverenin performans savunmasını çürütür niteliktedir. Sendikal tazminat, 6356 sayılı Kanun'un 25. maddesi uyarınca bir yıldan az olmamak üzere belirlenir; bu tazminatın kıdem ve ihbar tazminatlarına ek olarak hükmedileceği açıktır. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL; kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL; SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma