Belirli süreli iş sözleşmesinin zincirleme yapılması — belirsiz süreli sözleşmeye dönüşüm ve kıdem tazminatına hak kazanma
Karar Özeti
Davacı işçi, bir özel üniversitede idari personel olarak çalışmış; her biri bir yıl süreli olmak üzere birbiri ardına sekiz adet belirli süreli iş sözleşmesi imzalamıştır. Son sözleşmenin yenilenmeyeceği bildirildiğinde işçi, sözleşmenin esasen belirsiz süreli hâle geldiğini, feshin geçersiz olduğunu ve kıdem ile ihbar tazminatına hak kazandığını ileri sürerek dava açmıştır. İşveren, her sözleşmenin belirli bir akademik yıla ait olduğunu ve esaslı neden bulunduğunu savunmuştur. Yerel mahkeme, sözleşmelerin her seferinde esaslı nedenle yenilendiğini kabul ederek talebi reddetmiştir. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. Kararda belirtildiği üzere 4857 sayılı İş Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca belirli süreli sözleşme yapılabilmesi için iki koşulun bir arada bulunması gerekir: işin niteliği itibarıyla süreli olması ve somut esaslı nedenin varlığı. Sözleşmenin zincirleme biçimde yenilenmesi, nesnel ve somut esaslı neden ortadan kalmadığında, sözleşmeyi belirsiz süreli hâle getirir. Öğretim yılı döngüsü tek başına esaslı neden sayılamaz; aynı kişinin aynı görevde sürekli istihdamı, işin geçici nitelik taşımadığını ortaya koyar. Belirsiz süreli sözleşmeye dönüşen ilişkinin son bulmasında işçi, ihbar süresine ve kıdem tazminatına hak kazanır; iş güvencesi kapsamındaysa işe iade de talep edebilir. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL; kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL; SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma