Sosyal medya paylaşımı nedeniyle yapılan fesihte orantılılık ilkesi ve ifade özgürlüğünün iş güvencesi kapsamında değerlendirilmesi
Karar Özeti
Davacı işçi, bir telekomünikasyon şirketinde teknik uzman olarak dokuz yıl boyunca çalışmış; kişisel sosyal medya hesabından şirket yöneticileri hakkında eleştirel nitelikte paylaşımlar yapması üzerine iş sözleşmesi 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-e ve 25/II-h bentleri kapsamında haklı nedenle feshedilmiştir. İşçi, feshin geçersizliğini ileri sürerek işe iade davası açmıştır. İşveren, paylaşımların şirketin itibarını zedelediğini, güven ilişkisini sarstığını ve çalışanlar arasında huzursuzluk yarattığını savunmuştur. Yerel mahkeme feshi geçerli bularak davayı reddetmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. Sosyal medya paylaşımı gerekçesiyle yapılan fesihlerde mahkeme, orantılılık ilkesini ön planda tutmalıdır. İşçinin çalışma saatleri dışında, kendi kişisel hesabından yaptığı paylaşımlar doğrudan işyerine yönelik olmadığı ve somut bir zarara yol açmadığı sürece haklı fesih sebebi oluşturmaz; olsa olsa geçerli neden kapsamında değerlendirilir. Paylaşımın içeriği hakaret veya iftira boyutuna ulaşmadıkça ifade özgürlüğünün iş hukukundaki karşılığı olan 'eleştiri hakkı' korunmalıdır. İşverenin önce yazılı uyarı uygulayıp uygulamadığı, daha hafif disiplin yaptırımları değerlendirilmeden doğrudan feshe başvurulup başvurulmadığı araştırılmadan verilen fesih kararı kademeli disiplin ilkesine aykırıdır. İşe iade ve boşta geçen süre ücretine hükmedilmesi gerektiği belirtilmiştir. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL, kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL, SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma