İkale sözleşmesinin geçersizliği — işçiye makul yarar sağlanmadan yapılan ikale baskı altında imzalanmış sayılır
Karar Özeti
Davacı işçi, bir perakende zincirinde mağaza müdürü olarak on iki yıl boyunca çalışmış; insan kaynakları yetkilisinin toplantı çağrısından kısa süre sonra sunulan ikale (karşılıklı anlaşma yoluyla sözleşme sona erdirme) belgesini imzalamıştır. İkale sözleşmesinde yalnızca kanuni kıdem ve ihbar tazminatına eşdeğer tutarlar teklif edilmiş; işçiye düşünme süresi tanınmamış ve hukuki danışmanlık önerisinde bulunulmamıştır. İşçi belgeyi imzalamasından iki hafta sonra, imzanın baskı ve yanıltma sonucunda alındığını ileri sürerek iş mahkemesinde itiraz etmiştir. İşveren, ikalenin işçinin özgür iradesiyle imzalandığını savunmuştur. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi yerel mahkemenin ikaleyi geçerli sayan kararını bozmuştur. Yargıtay içtihadında istikrar kazanan görüşe göre ikale sözleşmesinin geçerli sayılabilmesi için işçiye kanuni tazminatlarının üzerinde 'makul bir yarar' sağlanması zorunludur. Bu makul yarar; ek kıdem ödemesi, yüksek ihbar tazminatı, iş bulma desteği veya belirli süre ücret devamı gibi somut bir ek menfaat biçiminde teklif edilmelidir. Sürpriz çağrı ve hemen imzalatma yöntemi, iradenin serbestçe oluşmadığına karine oluşturur. İkale geçersiz sayıldığında sözleşme fesih olarak yeniden nitelendirilir; işçi işe iade ya da kötüniyet tazminatı dahil tüm feshe bağlı haklarını talep edebilir. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL, kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL, SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma