Alt işveren sözleşmesinde muvazaa tespiti — asıl iş bölünememesi ve talimat ilişkisi kriterleri
Karar Özeti
Davacı işçi, bir kamu hastanesinde temizlik hizmetleri firması bünyesinde çalışmıştır. Açılan davada hastanenin idari ve teknik personelinin doğrudan talimat verdiği, alt işveren firmasının yalnızca bordro işlevi gördüğü, devredilen işin hastanenin asıl iş kolu olan sağlık hizmetlerinden ayrıştırılamaz nitelikte olduğu ileri sürülmüştür. İlk derece mahkemesi, temizlik hizmetinin asıl iş olmadığını gerekçe göstererek muvazaa iddiasını reddetmiştir. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. Karara göre muvazaa tespitinde tek ölçüt asıl işin devrinin gerçekleşip gerçekleşmediği değildir; asıl işverenin talimat ilişkisinin sürekliliği, alt işverenin bağımsız teknik uzmanlık ve organizasyondan yoksunluğu ile çalışma koşullarının fiilen asıl işveren tarafından belirlenmesi birlikte değerlendirilmelidir. Somut olayda asıl işverenin aylık çalışma programlarını düzenlediği, vardiya saatlerini belirlediği ve disiplin işlemlerine fiilen müdahale ettiği saptanmıştır. Bu durumda 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca iş ilişkisi başlangıçtan itibaren asıl işverenle kurulmuş sayılır; işçi, asıl işverenin emsal ücret ve sosyal haklarından yararlanma hakkı kazanır. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL; kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL; SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma