Mobbing ispatında delil standardı — e-posta yazışmaları, dijital kayıtlar ve tanık ifadelerinin birlikte değerlendirilmesi
Karar Özeti
Davacı işçi, bir finans kuruluşunda iç denetçi olarak yedi yıl çalışmış; bölüm yöneticisinin sürekli aşağılayıcı davranışlarına, performans değerlendirmelerindeki keyfi notlara ve izolasyon politikasına maruz kaldığını ileri sürerek mobbinge dayalı manevi tazminat talep etmiştir. Davacı delil olarak; yöneticisiyle yaşanan tartışmalara ilişkin e-postaları, sürekli negatif not içeren performans değerlendirme formlarını ve toplantılardan sistematik olarak dışlandığını gösteren takvim kayıtlarını sunmuştur. Yerel mahkeme, delilleri yetersiz bularak davayı reddetmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. Mobbing ispatında 'kesin ispat' standardı aranmaz; maruz kalındığı ileri sürülen sistematik davranışların bütünü bir örüntü oluşturup oluşturmadığı değerlendirilir. Tek tek davranışların masum görünebileceği hâllerde dahi bütünsel değerlendirmede süreklilik, kasıt ve aşağılayıcı nitelik saptanabilir. E-posta yazışmaları, dijital toplantı kayıtları ve performans belgeleri, taraflı tanık ifadelerine göre daha nesnel delil niteliği taşımakta olup mahkemece öncelikli olarak değerlendirilmesi gerekir. Mobbing iddiasını destekler nitelikte birden fazla delil türünün bir araya gelmesi, ispat yükünü zayıflatır ve işverenin söz konusu davranışların yönetimsel gereklilikten kaynaklandığını kanıtlamasını zorunlu kılar. Tazminat miktarı belirlenirken; maruziyetin süresi, yoğunluğu, işçi üzerinde bıraktığı psikolojik iz ve işverenin ihmali göz önünde bulundurulur. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL, kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL, SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma