Alt işveren muvazaası — asıl işin parçalanarak taşerona verilmesi ve işçinin başlangıçtan itibaren asıl işveren işçisi sayılması
Karar Özeti
Davacı işçi, bir kamu iktisadi teşebbüsünde alt işverene bağlı olarak on iki yıl boyunca asıl işyerinin ana üretim hattında çalışmıştır. Söz konusu süre zarfında birden fazla alt işveren değişmiş; her değişimde işçi ile yeni alt işveren arasında taze iş sözleşmesi imzalanmış ve kıdem birikimi sıfırlanmıştır. Davacı, tüm bu süreçte fiilen asıl işverenin işçisi gibi çalıştığını, asıl işin parçalanarak alt işverene verilmesinin muvazaalı olduğunu ileri sürerek asıl işverenin işçisi sayılmasını ve birikmiş kıdem tazminatının ödenmesini talep etmiştir. Asıl işveren, yasal dayanakları bulunduğunu ve alt işveren uygulamasının 4857 m.2 kapsamında geçerli olduğunu savunmuştur. Yerel mahkeme muvazaa iddiasını ispatsız bulmuş ve talebi reddetmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. Bozma gerekçesinde şu ilkeler belirlenmiştir: 4857 m.2/7 uyarınca asıl iş bölünerek alt işverene verilemez; bu yasağın ihlali muvazaanın karine olarak kabulünü gerektirir. Davacının çalıştığı hattın asıl üretim sürecinin ayrılmaz bir parçası olduğu, uzmanlaşma veya teknolojik gereklilik gibi nesnel bir gerekçenin bulunmadığı ve alt işveren değişikliklerinin gerçek bir hizmet devri niteliği taşımadığı anlaşılmaktadır. Bu koşullar altında alt işveren ilişkisi baştan muvazaalı kabul edilmeli; davacı tüm çalışma dönemi boyunca asıl işverenin işçisi sayılmalı ve buna göre kıdem tazminatı hesaplanmalıdır. Asıl işveren ile alt işveren, işçinin tüm haklarından müteselsilen sorumludur. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL; kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL; SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma