Elektronik izin kayıtlarının ispat gücü ve yıllık ücretli izin alacağında işveren yükümlülüğü
Karar Özeti
Davacı işçi, bir büyük ölçekli lojistik şirketinde depo sorumlusu olarak sekiz yıl boyunca çalışmış; iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedilmesinin ardından kullandırılmayan toplam 112 günlük yıllık ücretli izin alacağını talep etmiştir. İşveren, elektronik insan kaynakları sistemi üzerinden tutulan izin kayıtlarını mahkemeye sunmuş ve işçinin tüm iznini kullandığını savunmuştur. Davacı ise söz konusu elektronik kayıtların gerçeği yansıtmadığını, sistem üzerinde görülen izinlerin büyük bölümünde fiilen çalışmaya devam ettiğini ileri sürmüştür. Yerel mahkeme, elektronik kayıtlara dayanarak talebi reddetmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. İzin hakkının kullandırıldığının ispatı işverene ait olmakla birlikte bu ispat, yalnızca elektronik sistemdeki kayıt girişleriyle değil; izin dönemlerinde işçinin fiilen işe gelmediğine dair kapı giriş-çıkış kayıtları, vardiya çizelgeleri ve bordro verileriyle desteklenmesi gerekmektedir. Elektronik izin sistemine girilen verinin gerçek kullanımı yansıtıp yansıtmadığının bağımsız olarak denetlenebilmesi zorunludur. Sistemin işveren tarafından tek taraflı olarak yönetildiği durumlarda salt dijital kayıt, aksi tanık beyanlarına karşı kesin ispat değeri taşımaz. Somut davada işçinin izin olarak gösterilen günlerde fazla mesai bordrosu bulunması, bu günlerde fiilen çalıştığına karine oluşturduğundan yerel mahkemenin bu çelişkiyi gidermeden karar vermesi hatalıdır. Yıllık izin alacağı hesabında, fesih tarihindeki son ücret esas alınır; alacak beş yıllık zamanaşımına tabidir. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL, kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL, SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma