Kötüniyet tazminatının hesaplanmasında esas alınacak ücret dönemi ve asgari tutar güvencesi
Karar Özeti
Davacı işçi, bir toptan ticaret şirketinde satın alma uzmanı olarak altı yıl boyunca çalışmış; iş sözleşmesi, işverenin aleyhine verilen bir tanıklık sonrası kısa süre içinde feshedilmiştir. İş güvencesi kapsamı dışında kalan bir işyerinde (otuz işçinin altında) çalışan davacı, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca kötüniyet tazminatı talep etmiştir. Yerel mahkeme ihbar süresine bakarak feshin açık biçimde kötü niyetli olmadığına karar vermiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. 4857 m.17/VI uyarınca bildirim süresinin üç katı tutarında kötüniyet tazminatına hükmedilmesi için, feshin işçinin belirli bir haktan yararlanmasının önüne geçmek ya da hakkını aramasına misilleme olarak yapıldığının kanıtlanması yeterlidir. Mahkeme tanıklık ile fesih arasındaki yakın zamansallığı görmezden gelerek hata yapmıştır; bu tür davalarda korelasyon, tek başına yeterli karine değeri taşır ve ispat yükünü işverene kaydırır. Kötüniyet tazminatı hesaplanırken bildirim süreleri esas alınır; ancak tazminat tabanı olarak giydirilmiş ücretin kullanılması zorunludur. Kötüniyet tazminatı, ihbar tazminatıyla birlikte talep edilebilir; ikincil hak olarak kıdem tazminatını olumsuz etkilemez. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL, kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL, SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma