İşverenin ücret ödemesinde sürekli gecikme yapması nedeniyle işçinin haklı fesih hakkı ve kıdem tazminatı talebi
Karar Özeti
Davacı işçi, bir lojistik şirketinde depo sorumlusu olarak beş yıl çalışmış; son on ayda ücretinin her ay ortalama on beş ila yirmi gün gecikmeli ödendiğini ileri sürerek 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24/II-e maddesi kapsamında iş sözleşmesini haklı nedenle feshetmiş ve kıdem tazminatı talep etmiştir. İşveren, gecikmeler yaşandığını kabul etmekle birlikte ödemelerin nihayetinde yapıldığını ve gecikmeler için işçiye bildirim yapıldığını savunmuş; haklı fesih koşullarının gerçekleşmediğini öne sürmüştür. Yerel mahkeme, gecikme sürelerinin makul kabul edilebilecek düzeyin üzerinde olduğunu gerekçe göstererek feshi haklı bulmuş ve kıdem tazminatına hükmetmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararı onamıştır. Onamada şu ilkeler teyit edilmiştir: 4857 m.24/II-e uyarınca ücretin ödeme gününden itibaren yirmi gün gecikmesi hâlinde işçi haklı fesih hakkına sahip olur; bu durum yalnızca bir kez gerçekleşse dahi yeterlidir. Davacının birden fazla ayda sistematik gecikmelerle karşılaşması, fesih hakkını tartışmasız pekiştirmektedir. İşverenin 'ödeme nihayetinde yapılmıştır' savunması, ücretin zamanında ödenmesi zorunluluğunu (4857 m.32) ortadan kaldırmaz; temerrüde düşme borcu söndürmez. Kıdem tazminatı hesabında işçinin son brüt giydirilmiş ücreti esas alınmalı; düzenli ödenen yemek, yol ve benzeri sosyal yardımlar da matrahı oluşturan ücrete dahil edilmelidir. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL; kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL; SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Onama