Süreklilik kazanan yıllık ikramiyenin kıdem tazminatı matrahına dahil edilmesi zorunluluğu
Karar Özeti
Davacı işçi, bir imalat şirketinde üretim mühendisi olarak dokuz yıl boyunca çalışmış; şirkette yıllardır kesintisiz uygulanan ve çalışanlara yılın belirli dönemlerinde ödenen ikramiye sisteminden yararlanmıştır. İş sözleşmesinin işverence feshedilmesinin ardından kıdem tazminatı hesabında ikramiyenin giydirilmiş ücrete dahil edilmediğini fark eden işçi, eksik ödeme nedeniyle dava açmıştır. İşveren, ikramiyenin takdire bağlı, zorunlu olmayan bir ödeme olduğunu savunmuştur. Yerel mahkeme işverenin savunmasını kabul etmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. Kıdem tazminatı hesabında esas alınan giydirilmiş ücretin belirlenmesinde belirleyici kriter, ödemenin düzenlilik ve süreklilik kazanmış olmasıdır. Takdir yetkisine dayanıyor olması, bir ödemenin giydirilmiş ücret dışında tutulması için yeterli gerekçe değildir; kritik olan, işçinin söz konusu ödemeyi her dönem alacağına dair meşru bir beklenti oluşturup oluşturmadığıdır. Somut davada şirket, sekiz yıl boyunca hiç aksatmadan ödeme yapmış; bu ödemenin yapılmadığı herhangi bir yıl bulunmamaktadır. Böylesi bir süreklilik karşısında ikramiye, hukuki niteliği itibarıyla ücretin ayrılmaz bir parçası hâline gelmiş olup kıdem tazminatı matrahında göz ardı edilmesi kanuna aykırıdır. İkramiyenin kıdeme esas ücrete yansıtılmasında yıllık toplam ikramiye tutarının 365'e bölünerek günlük ücrete eklenmesi yöntemi benimsenmelidir. Hesaplanan farkın yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL, kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL, SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma