İkale sözleşmesinde makul yarar koşulu — işçiye ek ödeme yapılmadan imzalanan ikalenin geçersizliği
Karar Özeti
Davacı işçi, bir sigorta şirketinde hasar eksperi olarak on iki yıl çalışmış; şirkette yaşanan organizasyon değişikliği sürecinde insan kaynakları tarafından davet edilen görüşmede tarafların anlaşarak iş sözleşmesini sona erdirdiğine ilişkin ikale sözleşmesi imzalamıştır. İkale sözleşmesinde, davacıya yalnızca yasal kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı ödeneceği öngörülmüş; bunların ötesinde ek bir menfaat sağlanmamıştır. Davacı kısa süre sonra ikalenin baskı altında imzalatıldığını ve makul yarar koşulunu taşımadığını öne sürerek tazminat davası açmıştır. Yerel mahkeme ikalenin geçerli olduğuna hükmetmiştir. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. Bozma gerekçesinde şu temel ilkeler ortaya konmuştur: ikale sözleşmesinin geçerli sayılabilmesi için işçiye, iş güvencesi ve fesih hükümlerinin sağladığı korumadan vazgeçmesinin karşılığında yasal haklarının üzerinde makul bir menfaat (ek ikramiye, emeklilik desteği, serbest arama süresi veya benzeri) sunulması şarttır. Salt yasal tazminatların ödeneceğinin öngörülmesi, ikaleyi makul yarar bakımından yetersiz kılar çünkü işçi bu haklara zaten haksız fesih hâlinde de kavuşabilecektir. Bunun yanı sıra organizasyon değişikliği baskısı altında imzalatılan ikale belgelerinde irade fesadı araştırılması gerektiği, insan kaynakları görüşmesinde imzaya davet yönteminin örtülü baskı oluşturup oluşturmadığının değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL; kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL; SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma