İşyerinde mobbing — sistematik psikolojik baskının tespitinde ispat ölçütleri ve manevi tazminat hesabı
Karar Özeti
Davacı işçi, bir sigorta şirketinde müşteri temsilcisi olarak beş yıl çalışmış; son iki yılda amirinin kendisine yönelik sistematik aşağılama, toplantılarda alenen küçük düşürme, hedeflerin sürekli değiştirilmesi ve sosyal dışlama gibi davranışlar sergilediğini ileri sürerek iş sözleşmesini 4857 m.24/II-b kapsamında haklı nedenle feshetmiş ve manevi tazminat ile kıdem tazminatı talep etmiştir. İşveren, söz konusu davranışların iş disiplini kapsamında olduğunu ve psikolojik taciz niteliği taşımadığını savunmuştur. İlk derece mahkemesi, yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle manevi tazminat talebini reddetmiş, kıdem tazminatına ise hükmetmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararı kısmen bozmuştur. Kararda mobbingin ispatına ilişkin şu ilkeler ortaya konmuştur: mobbing iddialarında kesin ispat yerine güçlü emarelerin varlığı yeterlidir; tanık beyanları, yazılı mesajlar, e-postalar ve işyerinde tutulan tutanaklar birlikte değerlendirilmelidir. Sistematik ve tekrar eden nitelikteki davranışların varlığı, kastın değil sürecin kanıtlanmasıyla gerçekleşir. Aynı zamanda yöneticinin diğer çalışanlarla ilgili şikâyetlerin bulunmaması, hedefin seçici biçimde belirlendiğine karine oluşturur. Somut olayda dört farklı iş arkadaşının bağımsız tanıklıkları ve e-posta yazışmaları gözetilmeden reddedilen manevi tazminat talebi, bu delillerin yeniden incelenmesi için dosya yerel mahkemeye iade edilmiştir. Manevi tazminat miktarı belirlenirken tarafların sosyal ve ekonomik durumu, fiilin ağırlığı ve Yargıtay'ın emsal kararlarındaki oranlar dikkate alınır. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL; kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL; SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Kısmi Bozma