Sendikaya üyelik nedeniyle iş sözleşmesinin feshinde sendikal tazminat miktarının tespiti ve ispat yükünün işverene geçmesi
Karar Özeti
Davacı işçi, bir metal sektörü işyerinde kaynakçı olarak çalışırken sendikaya üye olmuş; üyeliğinin işverene bildirilmesinden otuz gün sonra iş sözleşmesi 'performans yetersizliği' gerekçesiyle feshedilmiştir. İşçi, feshin sendikal nedene dayandığını ileri sürerek sendikal tazminat talep etmiştir. Yerel mahkeme, performans gerekçesini haklı bularak davayı reddetmiştir. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 25. maddesi uyarınca sendikaya üyelik veya sendikal faaliyet, iş sözleşmesinin feshi için geçerli neden oluşturamaz. Feshin üyelik bildiriminin hemen ardından gerçekleşmesi, zamansal yakınlık nedeniyle güçlü bir karine doğurur; ispat yükü tersine döner ve işveren, feshin sendika üyeliğiyle bağlantısız olduğunu, öne sürdüğü performans gerekçesinin somut ve önceden belgelenmiş kriterlere dayandığını kanıtlamak zorundadır. Somut davada performans değerlendirme sürecinin üyelik bildiriminden sonra başlatılmış olması ve çalışanın daha önceki dönemlere ait sicilinin temiz olması işverenin bu yükümlülüğü yerine getirdiğini göstermemektedir. Sendikal tazminat, işçinin bir yıllık ücretinden az olamaz; öte yandan sendikal tazminata hak kazanılması işe iade talebini ortadan kaldırmaz. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL, kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL, SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma