Fesihten önce işçinin savunmasının alınmaması — 4857 m.19 usul şartının emredici niteliği ve bozmaya etkisi
Karar Özeti
Davacı işçi, bir büyük ölçekli gıda dağıtım şirketinde satış temsilcisi olarak altı yıl çalışmış; iş sözleşmesi 'kasaya fark verme ve müşteri şikâyetleri' gerekçesiyle geçerli nedenle feshedilmiştir. İşçi, fesihten önce yazılı savunmasının alınmadığını, fesih bildiriminin doğrudan kendisine teslim edildiğini ve hiçbir açıklama ya da itiraz hakkı tanınmadığını ileri sürerek işe iade ve boşta geçen süre ücretinin ödenmesini talep etmiştir. İşveren, kasa fark raporlarını delil olarak sunmuş; fesih gerekçesinin nesnel verilerle desteklendiğini savunmuştur. İlk derece mahkemesi, işverenin sunduğu kasa fark raporlarının fesih gerekçesini kanıtladığını kabul ederek talebi reddetmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. Bozma gerekçesinde 4857 sayılı İş Kanunu'nun 19. maddesinin emredici niteliği açıkça vurgulanmıştır: işveren, belirsiz süreli iş sözleşmesini geçerli nedenle feshetmeden önce işçiden yazılı savunma almak zorundadır; bu yükümlülük maddi hakkı değil, feshin usulünü düzenleyen emredici bir şart olup herhangi bir istisna tanımaksızın uygulanır. Savunma alınmamış olması, feshin içerik olarak haklı dahi olsa geçersiz sayılmasını zorunlu kılar; bu durumda işçi işe iade ve dört aya kadar boşta geçen süre ücretine hak kazanır. Mahkeme ayrıca belirtmiştir: savunma alınmamasında işverenin iyi niyetli olması ya da olayın açık olduğunu düşünmesi bu sonucu ortadan kaldırmaz; zira usul güvencelerinin varlık sebebi tam da bu tür durumlarda işçiyi korumaktır. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL; kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL; SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma