İşyerinde mobbing — tanık deliline dayalı ispat ve manevi tazminat miktarının belirlenmesi ölçütleri
Karar Özeti
Davacı işçi, bir finans kuruluşunda kredi uzmanı olarak beş yıl çalışmış; doğrudan amiri tarafından sistematik biçimde toplantılardan dışlandığını, haksız yere görevden alındığını, iş arkadaşları önünde aşağılandığını ve performans değerlendirmelerinin kasıtlı olarak düşük tutulduğunu ileri sürerek mobbinge dayalı manevi tazminat talep etmiştir. İşveren, şikâyet edilen davranışların yönetim yetkisi kapsamında olduğunu ve davacının iddiaların kanıtlanamadığını savunmuştur. Yerel mahkeme, tanık ifadelerini yetersiz ve çelişkili bularak davayı reddetmiştir. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. Mobbing iddiasında klasik ispat standardı uygulanamaz; eski işyeri çalışanlarının gözleme dayalı tanıklıkları, işçinin sağlık raporları ve sistematik dışlanmayı gösteren yazışmalar birlikte değerlendirildiğinde yeterli ispat gücü taşır. Yerel mahkemenin her tanık ifadesini ayrı ayrı değerlendirerek bütünsel tabloya bakmaksızın reddetmesi hata oluşturur. Manevi tazminat belirlenirken eylemin ağırlığı, süresi, işverenin kastı ve işçinin kişiliğine verilen zarar gözetilmelidir; hâkim, miktarı hakkaniyete uygun biçimde ve gerekçeli olarak belirlemelidir. Tek bir toplantıdan dışlanma veya tek seferlik sert uyarı mobbing sayılmaz; ancak altı ayı aşkın sistematik uygulama olduğunda artık mobbing eşiği aşılmaktadır. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL, kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL, SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma