Parça parça yapılan kıdem tazminatı ödemelerinin geçerliliği ve borcun sona ermesi
Karar Özeti
Davacı işçi, sekiz yıl çalıştığı tekstil fabrikasından ayrılırken kıdem tazminatının altı taksitte ödeneceği taahhüdüyle bir ödeme planı imzalamıştır. İşveren ilk üç taksiti zamanında ödemişse de sonraki üç taksitten tamamen vazgeçmiştir. Davacı, kalan taksitler ile ödeme gecikmesinden kaynaklanan yasal faizin tahsilini talep etmiştir. İşveren ise tarafların anlaşarak ödeme planını yeniden düzenlediğini ve kıdem tazminatının tamamının ödendiğini savunmuştur. Sunulan yeni yazışmalar ise imzanın davacıya ait olup olmadığı bakımından tartışmalıydı. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, kıdem tazminatının taksitli ödenmesine ilişkin anlaşmaların kural olarak geçerli olmakla birlikte işçinin bilgilendirilmiş rızası olmaksızın sonradan yapılan değişikliklerin bağlayıcılık taşımayacağını açıkça ortaya koymuştur. İşverenin ürettiği yeni belgenin gerçekliğine ilişkin şüphe bulunduğundan imza doğrulama incelemesi yapılması zorunludur; yerel mahkemenin bu aşamayı geçmesi usul hatasıdır. Karar, borcun sona erdiğini ispat yükümlülüğünün her zaman işverende olduğunu da vurgulamıştır. Ayrıca kıdem tazminatı alacaklarının temerrüt tarihinden itibaren bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi üzerinden faiziyle birlikte tahsiline hükmedilmesi gerektiği belirtilmiştir. 2026 yılı itibarıyla kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL olup hesaplamanın bu limite uygun olarak yapılması zorunludur.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma