Belirli süreli iş sözleşmesinin zincirleme yenilenmesinin belirsiz süreli sözleşmeye dönüşmesi
Karar Özeti
Davacı, bir üniversitede araştırma görevlisi olarak yedi yıl boyunca her yıl yenilenen belirli süreli iş sözleşmeleriyle istihdam edilmiştir. Her yıl yapılan yenileme birbirinin neredeyse aynısı olan sözleşme metinleriyle gerçekleştirilmiş; sözleşmenin sürekli yenilenmesini haklı kılacak nesnel herhangi bir koşul bulunmadığı anlaşılmıştır. Üniversite, ilgili mevzuatın belirli süreli sözleşmelere izin verdiğini savunmuştur. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi ise 4857 sayılı İş Kanunu'nun 11. maddesini ve Yargıtay'ın yerleşik içtihadını esas alarak belirli süreli sözleşmelerin ancak nesnel ve makul gerekçelere dayanması halinde geçerli olduğunu hükme bağlamıştır. Zincirleme yenileme, ilk sözleşmede belirtilen görevin niteliği değişmeksizin ve nesnel bir gereklilik olmaksızın tekrarlandığında sözleşme belirsiz süreli sayılmaktadır. Sözleşmenin belirsiz süreliye dönüştüğü kabul edilince işveren, iş güvencesi hükümlerine uymak ve fesih için geçerli sebep göstermek yükümlülüğü altına girmektedir. Bunun karşısında işverenin son sözleşmeyi yenilememesi geçersiz fesih sayılmış; davacının işe iade ve boşta geçen süre tazminatına hakkı olduğuna karar verilmiştir. Söz konusu karar, belirli süreli iş sözleşmelerini sürekli yenileyerek iş güvencesi hükümlerinden kurtulmaya çalışan işverenlere karşı güçlü bir yargısal güvence oluşturmaktadır.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma