Engellilik gerekçesiyle terfi ettirmeyen işverenin ayrımcılık tazminatına mahkûm edilmesi
Karar Özeti
Davacı işçi, bir telekomünikasyon şirketinde müşteri ilişkileri uzmanı olarak sekiz yıl boyunca çalışmış; aynı kıdeme ve eğitim düzeyine sahip engelli olmayan çalışanların kıdemli uzman ve yönetici pozisyonlarına yükseltildiğini, kendisinin ise engelli olduğu gerekçesiyle defalarca terfi fırsatından mahrum bırakıldığını ileri sürmüştür. İşveren, terfi kararlarının yalnızca performans değerlendirmesine dayandığını ve ayrımcı bir tutumun söz konusu olmadığını savunmuştur. Ancak mahkeme sürecinde sunulan performans değerlendirme belgeleri, davacının ortalamanın üzerinde puanlar aldığını ve engelli olmayan muadilleriyle karşılaştırıldığında sürekli olarak daha düşük öznel yönetici notu verildiğini ortaya koymuştur. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 5. maddesi ile 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 3. maddesi çerçevesinde, istatistiksel eğilimin ve tutarsız değerlendirme kalıplarının ayrımcılık iddiasının güvenilirliğini artırdığını hükme bağlamıştır. İşçinin prima facie kanıt sunması halinde ispat yükünün işverene geçeceği ve işverenin terfi kararlarının engellilikle bağlantısız nesnel kriterlere dayandığını kanıtlaması gerekeceği açıkça belirtilmiştir. İşveren bu yükümlülüğü yerine getiremediğinden ayrımcılık tazminatına ve kaçırılan terfi fırsatlarından kaynaklanan ücret farkına hükmedilmiştir. Karar, ülkemizde henüz gelişme aşamasında olan engellilik ayrımcılığı içtihadı bakımından önemli bir ilerlemeye işaret etmektedir.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma