Performans gerekçesiyle fesihte savunma hakkının kullandırılmaması — feshin geçersizliği
Karar Özeti
Davacı işçi, bir yazılım şirketinde kıdemli yazılım geliştirici olarak dört yıl çalışmış; işveren tarafından 'hedeflerin gerçekleştirilememesi ve verimsiz çalışma' gerekçesiyle iş sözleşmesi feshedilmiştir. İşveren, fesih kararından önce davacıya yazılı savunma hakkı tanımamış; doğrudan fesih bildirimini tebliğ etmiştir. Davacı, savunma hakkı tanınmadan gerçekleştirilen feshin geçersiz olduğunu ileri sürerek işe iade ve boşta geçen süre alacaklarının ödenmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, işverenin somut performans ölçütleri koyduğunu ve hedeflerin gerçekleşmediğinin belgelenebildiğini gerekçe göstererek davayı reddetmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. 4857 sayılı İş Kanunu m.19/1 uyarınca, işçinin davranışından veya yetersizliğinden kaynaklanan nedenlere dayalı fesihlerde işveren, fesih bildirimini işçinin savunmasını aldıktan sonra yapmak zorundadır. Bu yükümlülük emredici nitelikte olup taraflarca bertaraf edilemez. Performans gerekçesi, işçinin kişisel yetersizliğine dayandığı için savunma zorunluluğu kapsamında değerlendirilir. İşveren, savunma hakkını tanımadan gerçekleştirilen fesih geçersiz sayılır; işçinin gerçekten yetersiz olup olmadığı ayrı bir sorun olmakla birlikte usul ihlali tek başına feshi geçersiz kılmaya yeterlidir. Boşta geçen dönem ücreti ve işe başlatmama tazminatı 4857 m.21 çerçevesinde hesaplanmalıdır. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL, kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL, SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma