Kamu ihalesinde muvazaalı alt işveren uygulaması ve işçilerin asıl işverenden alacak hakkı
Karar Özeti
Davacı işçiler, bir belediyenin temizlik ve çevre düzenleme işlerini yürüten alt işveren şirketlerde yıllarca çalışmış; her sözleşme döneminde farklı bir alt işveren şirketi üzerinden çalıştırılmış olmalarına karşın fiilen aynı ekipmanla, aynı amir denetiminde ve aynı görev tanımlarıyla hizmet vermişlerdir. Toplu fesih sonrasında hem kıdem tazminatı hem de diğer işçilik alacaklarını talep eden davacılar, belediyenin asıl işveren sıfatıyla müştereken sorumlu olduğunu ileri sürmüştür. İlk derece mahkemesi asıl işverenin sorumluluğunu alt işverenin alacaklarıyla sınırlı tutmuştur. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. Alt işverenin değişmesine karşın işin içeriği, çalışma koşulları ve denetim zincirinin hiç değişmemesi, söz konusu uygulamanın gerçek bir alt işverenlik değil, yasal alt işverenlik ilişkisinin muvazaalı biçimde kurulduğunun göstergesidir. 4857 sayılı İş Kanunu m.2/VI uyarınca muvazaalı alt işverenlik tespiti hâlinde işçiler baştan itibaren asıl işverenin işçisi sayılır. Bu durumda toplam çalışma süresinin asıl işverendeki kıdeme dahil edilmesi ve tüm alacakların müşterek sorumluluk çerçevesinde belediyeden de talep edilebilmesi gerekir. Tüm sözleşme dönemlerini kapsayan kümülatif kıdem hesabının yapılması zorunluluğu da ayrıca vurgulanmıştır. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL, kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL, SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma