Hamilelik nedeniyle iş sözleşmesinin feshi — eşit davranma borcu ihlali ve ayrımcılık tazminatı
Karar Özeti
Davacı işçi, bir perakende şirketinde satış danışmanı olarak üç yıl görev yapmış; hamileliğini işverenine bildirmesinin hemen ardından 'yeniden yapılanma' gerekçesiyle iş sözleşmesi feshedilmiştir. İşveren, yapılan organizasyonel değişiklik kapsamında birden fazla pozisyonun kapatıldığını ve davacının seçiminin hamilelikle ilgisinin bulunmadığını savunmuştur. Yerel mahkeme, aynı dönemde farklı departmandan hamile olmayan iki işçinin de işten çıkarıldığına dayanarak eşitsizlik iddiasını reddetmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. 4857 sayılı İş Kanunu m.5 uyarınca işveren, cinsiyet ve gebelik nedeniyle doğrudan ya da dolaylı ayrım yapamaz. Hamilelik bildirimi ile fesih arasındaki zamansal yakınlık güçlü bir ayrımcılık karinesi oluşturur; bu karinenin aksini ispatlama yükümlülüğü işverene geçer. İşverenin, organizasyonel gerekliliği savunurken eşdeğer nitelikteki hamile olmayan çalışanların neden korunduğunu açıklaması gerekir. Aynı dönemde başka işten çıkarmaların yapılmış olması tek başına hamilelik karinesini çürütmez. Somut bilirkişi tespiti olmaksızın 'yeniden yapılanma' gerekçesinin kabul edilmesi yetersizdir. Ayrımcılık tazminatı, 4857 m.5/6 uyarınca dört aya kadar ücret tutarındadır; feshin geçersizliğine bağlı haklar ise ayrıca talep edilebilir. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL, kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL, SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma