İşçinin sosyal medya paylaşımı nedeniyle iş sözleşmesinin feshi — sadakat borcu ihlali ve ifade özgürlüğü dengesi
Karar Özeti
Davacı işçi, bir perakende zincirinde mağaza müdürü olarak sekiz yıldır çalışmakta iken kişisel sosyal medya hesabından işverenin yönetim politikalarını ve insan kaynakları uygulamalarını eleştiren bir dizi paylaşım yapmış; bu paylaşımların çalışanlar arasında hızla yayılması üzerine iş sözleşmesi 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-e maddesi kapsamında 'işverenin şeref ve namusuna dokunacak sözler söyleme veya davranışlarda bulunma' gerekçesiyle haklı nedenle feshedilmiştir. Davacı, eleştirilerinin gerçek olgulara dayandığını, kamuoyunu ilgilendiren bir konuda yapıldığını ve ifade özgürlüğü güvencesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek işe iade talebinde bulunmuştur. Yerel mahkeme feshi haklı bulmuş ve davayı reddetmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. Bozma gerekçesinde şu ilkeler belirlenmiştir: İşçinin sosyal medya paylaşımları nedeniyle haklı nedenle fesih yapılabilmesi için paylaşımın; işverenin, yöneticilerinin ya da kurum itibarının orantısız biçimde zedelendiğinin somut olarak kanıtlanması ve aşağılayıcı ya da hakaret niteliği taşıması gerekir. Mağdur olunan yönetim uygulamalarına yönelik olgusal eleştiri, işçi tarafı açısından ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilebilir. Paylaşımların kamuoyuna duyurulmuş olması tek başına fesih gerekçesi oluşturmaz; fesihten önce yazılı savunma alınması ve orantılılık ilkesine uygun bir yaptırım uygulanması zorunludur. Somut olayda eleştiri içeriğinin hakaret boyutuna ulaşıp ulaşmadığı yeterince araştırılmadan karar verilmesi bozma sebebidir. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL; kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL; SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma