Engelli çalışanın iş sözleşmesinin feshedilmesinde ayrımcılık yasağı ve işverenin makul uyum yükümlülüğü
Karar Özeti
Davacı işçi, bir lojistik şirketinde muhasebe uzmanı olarak altı yıl boyunca çalışmış; geçirdiği trafik kazası sonucunda sol bacağında kalıcı hareket kısıtlılığı meydana gelmiş ve yüzde otuz iki oranında engel derecesi tescil edilmiştir. İşveren, davacının ofis çalışması yapacak fiziksel koşulları karşıladığını teyit eden sağlık kurulu raporuna karşın iş sözleşmesini 'sağlık nedeniyle görev yapamama' gerekçesiyle feshetmiştir. Davacı, feshin gerçek gerekçesinin engellilik durumu olduğunu öne sürerek hem feshin geçersizliğini hem de 4857 sayılı İş Kanunu m.5 kapsamında dört aylık tazminat ile ayrıca manevi tazminat talep etmiştir. Yerel mahkeme, işverenin sağlık gerekçesini yeterli bularak davayı reddetmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. Engellilik temelli ayrımcılık yasağı kapsamında işveren, sözleşmeyi feshetmeden önce çalışanın mevcut pozisyonunu ya da eşdeğer bir görevi sürdürebilmesi için gerekli fiziksel düzenlemeleri yapma yükümlülüğü taşır; bu yükümlülük orantısız bir yük oluşturmadığı sürece yerine getirilmeden feshe başvurulamaz. Makul uyum kapsamında değerlendirilebilecek düzenlemeler; çalışma saatlerinin esnekleştirilmesi, masa ve ekipman ergonomisinin sağlanması, yakın otopark tahsisi veya kısmi uzaktan çalışma olanağı sunulması gibi önlemleri kapsar. Sağlık kurulu raporunun ofis görevine engel olmadığını açıkça belirtmesine karşın feshe gidilmesi, makul uyum yükümlülüğünün kasıtlı olarak görmezden gelindiğine karine oluşturur. 4857 m.5 uyarınca ayrımcılık tazminatı dört aylık ücretten az olamaz; Türk Borçlar Kanunu m.417 uyarınca da ayrıca manevi tazminata hükmedilebilir. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL, kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL, SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma