Engelli işçiye yönelik ayrımcılık — fiziksel engel gerekçesiyle terfi hakkından yoksun bırakma ve 4857 m.5 kapsamında ayrımcılık tazminatının hesabı
Karar Özeti
Davacı işçi, bir kamu iktisadi teşebbüsünde muhasebe uzmanı olarak on dört yıl çalışmış; tekerlekli sandalye kullandığından bahisle son üç terfi döneminde değerlendirme dışı bırakıldığını, aynı kıdem ve eğitim düzeyindeki engelsiz çalışanların terfisinin gerçekleştirildiğini ileri sürerek ayrımcılık tazminatı talep etmiştir. İşveren, terfi kararlarının nesnel performans ölçütlerine dayandığını ve engelin herhangi bir belirleyiciliğinin bulunmadığını savunmuştur. Yerel mahkeme, performans değerlendirmelerinde skor farkı olmadığını tespit etmesine karşın ayrımcılığın bilerek uygulandığına ilişkin doğrudan kanıt bulunmadığı gerekçesiyle talebi reddetmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. Bozma gerekçesinde şu ilkeler belirlenmiştir: 4857 sayılı İş Kanunu'nun 5. maddesi; dil, ırk, cinsiyet, siyasal düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ile benzeri sebeplere dayalı ayrım yapılmasını yasaklamakta; 'benzeri sebepler' kapsamına engellilik durumu da dahildir. Ayrımcılık iddiasında doğrudan kastın kanıtlanması zorunluluğu yoktur; davacının karşılaştırmalı verilerle (benzer nitelikli engelsiz çalışanların terfiye alınması, puanların eşit olması) sistematik eşitsizliği ortaya koyması halinde ispat yükü işverene geçer. İşverenin bu yükü somut ve nesnel ölçütlerle karşılayamaması ayrımcılık tazminatı doğurur. Tazminat miktarı dört aylık brüt ücretten az olamaz; terfi kaybının manevi boyutu gözetilerek ayrıca manevi tazminata da hükmedilebilir. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL; kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL; SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma