Sosyal medya paylaşımı nedeniyle gerçekleştirilen fesihte ispat yükü ve orantılılık denetimi
Karar Özeti
Davacı işçi, bir özel eğitim kurumunda öğretmen olarak beş yıl boyunca çalışmış; işveren, kişisel sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımların kurumun itibarını zedelediğini ve işyeri çalışma barışını bozduğunu ileri sürerek iş sözleşmesini 4857 sayılı İş Kanunu m.25/II-e uyarınca haklı nedenle feshetmiştir. Fesih bildiriminde hangi paylaşımların kural ihlali oluşturduğu somut biçimde belirtilmemiş, yalnızca 'kurumun değerleriyle bağdaşmayan içerikler' gibi muğlak bir ifadeye yer verilmiştir. Yerel mahkeme, işverenin fesih hakkını haklı nedenle kullandığını kabul etmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. İşçinin kişisel sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımlar çalışma ilişkisi dışında gerçekleşmiş olsa dahi işveren bu paylaşımları disiplin yaptırımına dayanak gösterebilir; ancak bunun için paylaşımın işyerine somut ve belgelenmiş bir zarar verdiği ya da başka çalışanlarla ilgili olduğu açıkça ortaya konulmalıdır. Fesih bildiriminin muğlak ifadeler içermesi, hukuki belirlilik ilkesini zedeler ve işçinin savunma hakkını ortadan kaldırır. Sosyal medya paylaşımı gerekçesiyle haklı feshe başvurulmadan önce işverenin ölçülülük ilkesi uyarınca uyarı, ihtar gibi daha hafif disiplin yaptırımlarını uygulaması beklenir; bu aşamalar atlanarak doğrudan sözleşmenin feshine gidilmesi orantısız bir müdahaledir. Fesih bildiriminde ihlal iddiasına konu paylaşımların eksiksiz ve açık biçimde gösterilmesi zorunlu olup bu şartı karşılamayan bir fesih haklı neden oluşturamaz. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL, kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL, SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma