Yıllık izin ücreti alacağında zamanaşımı süresi — iş sözleşmesinin devamı sırasında zamanaşımının işleyip işlemeyeceği meselesi
Karar Özeti
Davacı işçi, bir imalat şirketinde on iki yıl çalışmış; iş sözleşmesinin emeklilik nedeniyle sona ermesinin ardından geçmiş yıllara ait kullandırılmayan yıllık izin ücretlerini talep etmiştir. İşveren, beş yılı aşan izin alacaklarının zamanaşımına uğradığını savunarak zamanaşımı itirazında bulunmuştur. Yerel mahkeme, ücret alacağı niteliğindeki yıllık izin ücretleri için beş yıllık zamanaşımını esas alarak eski dönem alacaklarını reddetmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. 4857 sayılı İş Kanunu m.59 uyarınca yıllık izin ücreti, iş sözleşmesinin her ne şekilde sona erdiğinde ödenmesi gereken bir alacaktır; bu alacak, sözleşmenin sona erdiği tarihte muaccel hâle gelir. İş sözleşmesinin devamı süresince işçinin işverene karşı zayıf konumda bulunması ve bağımlı çalışma ilişkisi içinde hak arama güçlüğü yaşaması nedeniyle, Yargıtay içtihadı uyarınca yıllık izin alacaklarında zamanaşımının iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren işlemeye başlayacağı kabul edilmelidir. Sözleşme devam ederken izin kullandırılmaması işçinin müstakil olarak dava açmasını zorlaştırdığından, zamanaşımını başlatan 'talep edilebilirlik' koşulunun iş ilişkisinin bitişiyle gerçekleştiği benimsenmektedir. Bu nedenle on iki yıllık çalışma süresinin tamamına ait kullandırılmayan izin günleri için alacak talep edilebilir; hesaplamada son ücret esas alınır ve tavan kıdem tazminatı tavanıyla sınırlı değildir. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL, kıdem tazminati tavanı 53.919,68 TL, SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma