İşyerinde psikolojik taciz (mobbing) iddiasında ispat standardı — sistematik ve süreklilik unsurlarının aranması
Karar Özeti
Davacı işçi, bir özel hastanede hemşire olarak altı yıl çalışmış; bölüm yöneticisinin kendisine yönelik sistematik psikolojik baskı uyguladığını, yalnızlaştırıldığını, aşağılayıcı ifadelere maruz kaldığını ve iş arkadaşları önünde defalarca küçük düşürüldüğünü ileri sürerek iş sözleşmesini haklı nedenle feshetmiş; kıdem tazminatı ile manevi tazminat talep etmiştir. Yönetici, eleştirilerinin olağan yönetim faaliyetinin parçası olduğunu ve sistematik bir baskı niyeti taşımadığını savunmuştur. İş mahkemesi, davacının sunduğu tanık ifadelerine dayanarak mobbingi sabit kabul etmiş ve tazminata hükmetmiştir. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. Mobbing iddiasının hukuki sonuç doğurabilmesi için davranışların; kasıtlı ya da sistematik olması, belirli bir süreklilik içermesi, tek taraflı uygulanması ve mağdurun kişilik haklarını ya da iş sağlığını ciddi biçimde zedelemesi gerekir. Tek seferlik sert eleştiri, iş baskısı veya bireysel sürtüşmeler mobbing sayılmaz. İspat yükü kural olarak davacıya aittir; ancak yoğunluk ve süreklilik gösteren olgular ispat için karine oluşturabilir. Tanık ifadeleri, belirli olayları somut tarih ve içerikle aktarmalıdır; genel nitelikteki beyanlar tek başına yeterli delil oluşturmaz. Ayrıca psikolojik etki boyutunu ortaya koymak için tıbbi ya da psikolojik uzman raporu alınması, güçlü bir ispat aracı sağlar. Haklı fesih için öngörülen süre olan altı işgünlük hak düşürücü süre, mobbing niteliğini taşıyan son eylemin gerçekleştiği tarihten itibaren işlemeye başlar. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL, kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL, SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işveren lehine sonuçlanmıştır.
Bozma