İkale sözleşmesinin geçerliliği — işçiye sağlanan menfaatin yeterliliği ve serbest iradeyle imzalanma koşulu
Karar Özeti
Davacı işçi, bir finans kuruluşunda şube müdürü olarak on iki yıl çalışmış; işverenin talebi üzerine karşılıklı fesih (ikale) sözleşmesi imzalamış ve işten ayrılmıştır. Sözleşmede işçiye kıdem tazminatına ek olarak iki aylık ücret tutarında 'iş güvencesi tazminatı' ödenmiştir. Davacı sonradan ikale sözleşmesinin baskı altında imzalatıldığını, ek menfaatin yetersiz olduğunu ve bilgilendirilmeksizin sözleşme altına imza attırıldığını ileri sürerek ihbar ve kıdem tazminatı talepli dava açmıştır. Yerel mahkeme, iki aylık ek ödemenin yeterli olduğuna ve iradenin serbestçe kullanıldığına hükmetmiştir. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. Karara göre ikale sözleşmesinin geçerli sayılabilmesi için; teklifin işçiden gelmesi ya da işveren teklifinde işçiye düşünme süresi tanınmış olması, makul düzeyde ek bir menfaat sağlanması ve sözleşmenin baskı olmaksızın imzalanması gerekmektedir. Yalnızca kıdem tazminatına ek iki aylık ödeme, uzun süreli çalışan ve güvence kapsamındaki bir işçi için yetersiz bulunmuştur. Mahkemenin somut koşulları değerlendirmeksizin standart oranı yeterli sayması hatalıdır. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL; kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL; SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma