Fazla mesai alacağında ispat yükü ve tanık beyanının sınırları — işçinin kendi beyanına dayalı hesaplamada yüzde otuz hakkaniyet indirimi uygulanması
Karar Özeti
Davacı işçi, bir otel işletmesinde resepsiyon görevlisi olarak beş yıl çalışmış; her hafta kırk beş saatin üzerinde, özellikle hafta sonları çalıştırıldığını, ancak fazla mesai ücreti ödenmediğini ileri sürerek toplam fazla mesai alacağını talep etmiştir. İşveren, normal mesai dışında fazla çalışma yapılmadığını, hafta sonu çalışmalarının nöbet usulüyle organize edildiğini ve karşılıklı izin sistemiyle dengelendiğini savunmuş; imzalı bordroların ibrayı oluşturduğunu öne sürmüştür. Davacı, iş yerinin vardiya çizelgelerini ve işyerinde çalışan diğer görevlilerin tanıklık ettiği beyanları delil olarak sunmuştur. Yerel mahkeme, tanık beyanlarına dayanarak tam fazla mesai alacağına hükmetmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. Bozma gerekçesinde şu ilkeler vurgulanmıştır: fazla mesai alacağının ispatında işçi; yazılı belgeler, bordro, puantaj ve vardiya çizelgeleri gibi kesin delillerle ya da tanık beyanlarıyla ispatı sağlayabilir. Ancak yalnızca tanık beyanına dayalı fazla mesai tespitinde, tanığın her hafta ve her gün muazzam miktarda fazla çalışma yapıldığını kesin olarak bilemeyeceği gözetilerek Yargıtay içtihadıyla belirlenen yüzde otuz hakkaniyet indirimi yapılmalıdır. Bu indirim mahkemenin takdir yetkisi dahilinde olup somut koşullara göre yüzde yirmi ile yüzde kırk arasında uygulanabilir; ancak indirim yapılmaması bozma nedenidir. Yazılı belge bulunması hâlinde bu indirim uygulanmaz. Bordrolardaki ibralar ise fazla mesainin ödendiğinin değil yalnızca o ayki ücretin alındığının kanıtıdır; ayrıca fazla mesai kaleminin açıkça gösterilmemiş olması ibradan yararlanmayı engeller. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL; kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL; SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma