Sendikal tazminatta ispat yükü — işverenin sendikal faaliyetle iş akdi feshi arasındaki nedensellik bağını çürütme yükümlülüğü
Karar Özeti
Davacı işçi, bir lojistik firmasında depo sorumlusu olarak beş yıl çalışmış; sendikaya üye olmasından üç ay sonra iş sözleşmesi 'performans yetersizliği' gerekçesiyle feshedilmiştir. Sendika üyeliğini izleyen süreçte davacıya olumsuz performans notları verildiği ve yönetim kademesiyle ilişkilerinin gerildiği kayıtlara yansımıştır. Davacı, feshin gerçek gerekçesinin sendikal faaliyet olduğunu ileri sürerek sendikal tazminat talep etmiştir. İş mahkemesi, salt üyelik tarihiyle fesih tarihi arasındaki yakınlığın sendikal feshe kanıt oluşturmayacağına hükmederek davayı reddetmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.25/5 uyarınca sendikal tazminat taleplerinde ispat yükü önce işçi üzerindedir; işçi, feshin sendika üyeliği veya faaliyetiyle bağlantılı olduğuna ilişkin güçlü belirtiler sunduğunda ispat yükü tersine döner ve işverenin feshin sendikal nedenle değil, başka geçerli bir nedenle gerçekleştiğini kanıtlaması zorunlu hâle gelir. Üyelik tarihiyle fesih tarihi arasındaki kısa süre, üyelik sonrası başlayan olumsuz değerlendirmeler ve benzer durumda başka işçilere farklı muamele yapıldığının ortaya konması, ispat yükünü işverene geçiren belirtiler arasında sayılmaktadır. İşverenin sunduğu performans raporlarının üyelik öncesi dönemle çelişip çelişmediği yeniden incelenecektir. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL, kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL, SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma