Asgari ücretin altında ödeme yapılması — asgari ücretle gerçek ödeme arasındaki farkın işçilik alacağı olarak tahsili
Karar Özeti
Davacı işçi, küçük ölçekli bir tekstil atölyesinde dikişçi olarak üç yıl çalışmış; her ay asgari ücretin altında ücret aldığını, ayda ortalama üç ila dört yüz TL eksik ödendiğini ve bu tutarın üretim hedeflerine bağlı kesinti adı altında maaşından düşüldüğünü ileri sürerek eksik ücret alacaklarını dava yoluyla talep etmiştir. İşveren, yapılan kesintilerin üretim hatası cezası niteliğinde olduğunu ve iş sözleşmesinin bu yönde hüküm içerdiğini savunmuştur. Yerel mahkeme, sözleşme hükmünü geçerli kabul ederek davayı reddetmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. 4857 sayılı İş Kanunu m.39 uyarınca asgari ücret, Asgari Ücret Tespit Komisyonu kararıyla belirlenen ve işçinin bir ay için elde etmesi gereken alt sınır ücrettir. Bu ücretin altında ödeme yapılmasını öngören her türlü sözleşme hükmü, tarafların iradeleri ne olursa olsun kesin hükümsüzdür; emredici hukuk kuralı, sözleşme serbestisinin üzerindedir. Üretim hatasına dayalı kesinti mekanizması, sonuç itibarıyla işçinin net ücretini asgari ücret sınırının altına düşürdüğünden 4857 m.39 ve ilgili yönetmelik hükümleriyle açık çelişki içindedir. Bu kesintilerin yasal dayanağı bulunmamakta; yapılan kesintilerin tamamı ücret alacağı niteliğinde olup yasal faiziyle birlikte iadesi zorunludur. Mahkemenin yeniden yapacağı hesaplamada her ay ödenen tutarın o dönemin yasal asgari ücretinden düşürülmesi ve aradaki farkın kümülatif olarak hesaplanması gerekmektedir. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL, kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL, SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma