Sistematik görev dışı bırakma ve küçük düşürücü muamele suretiyle yapılan mobbingin manevî tazminat gerektirmesi
Karar Özeti
Davacı işçi, finans sektöründe faaliyet gösteren bir şirkette şube müdürü olarak görev yaparken yöneticilik yetkilerinin herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin elinden alındığını, boş bir masaya atandığını ve toplantılara dahil edilmediğini belirtmiştir. Bu süreçte ciddi psikolojik rahatsızlıklar yaşandığını ve sağlık raporuyla belgelediğini ifade etmiş; iş sözleşmesini 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24. maddesi kapsamındaki haklı nedenle feshederek kıdem tazminatı ile manevî tazminat talep etmiştir. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, mobbing iddialarının belirli ölçütlerle değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymuştur: Davranışların sistematik ve süreklilik arz etmesi, kasıtlı olması ve işçide psikolojik ya da fiziksel zarar yaratması gerekmektedir. Olayın somut koşulları incelendiğinde, söz konusu muamelenin sekiz ay boyunca kesintisiz sürdüğü, işçinin bu dönemde klinik düzeyde kaygı bozukluğu tanısı aldığı ve diğer çalışanların tanıklıklarının sistematik dışlanmayı doğruladığı saptanmıştır. Yargıtay, işverenin yönetim hakkını iyi niyet sınırlarını aşacak biçimde kullandığına karar vererek haklı feshi ve manevî tazminatı onaylamıştır. Karar; işverenlerin organizasyonel değişiklikler sırasında kötü niyetli olduğu izlenimi uyandıracak uygulamalardan kaçınmaları gerektiğine dair önemli bir uyarı niteliği taşımaktadır.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Onama