Alt işveren sözleşmesinin muvazaalı olduğunun tespiti ve işçilerin asıl işverenin kadrosuna dahil edilmesi
Karar Özeti
Davacılar, bir kamu kurumuna bağlı temizlik ve güvenlik hizmetleri ihalesini alan özel şirkette alt işveren işçisi sıfatıyla istihdam edilmiştir. Açılan hizmet tespit ve işe iade davalarında alt işveren sözleşmesinin gerçek bir taşeronluk ilişkisini değil, muvazaalı bir yapıyı yansıttığı ileri sürülmüştür. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesinin 7. fıkrası kapsamındaki muvazaa kriterlerini tek tek ele almıştır: İşçilerin yalnızca asıl işverenin talimatıyla çalıştığı, denetim ve gözetimin münhasıran asıl işverene ait olduğu, alt işverenin kendi yönetim yapısından yoksun bulunduğu ve işin ayrı bir uzmanlık ya da organizasyon gerektirmediği saptanmıştır. Bunun yanı sıra, alt işverenin işe alınan personeli kısa aralıklarla değiştirerek kıdem tazminatı ödeme yükümlülüğünü dolanmaya çalıştığı da tespit edilmiştir. Muvazaanın kanıtlanmış olduğuna hükmeden Yargıtay, davacıların iş ilişkisinin başından itibaren asıl işverenin işçisi sayılacağına; buna bağlı olarak kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacaklarının asıl işverenin toplu iş sözleşmesi hükümleri çerçevesinde hesaplanması gerektiğine karar vermiştir. Söz konusu karar, özellikle kamu sektöründe yaygın biçimde başvurulan taşeron uygulamalarına yönelik yargısal denetimi güçlendirmesi bakımından büyük önem taşımaktadır.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma