Sendika üyeliğine bağlı fesihte sendikal tazminatın hesabı — işçi lehine ispat kolaylığı ve karine
Karar Özeti
Davacı işçi, bir tekstil fabrikasında dokuma operatörü olarak altı yıl çalışmış; işyerinde sendikanın yetki başvurusu yaptığı günden yedi gün sonra iş sözleşmesi 'ekonomik gerekçeler' ile feshedilmiştir. İşveren, feshin işletmesel kararın doğal sonucu olduğunu, aynı dönemde başka işçilerin de işten çıkarıldığını savunmuştur. Davacı, feshin gerçek gerekçesinin sendika üyeliği olduğunu ileri sürerek 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.25 kapsamında sendikal tazminat talep etmiştir. Yerel mahkeme, doğrudan fesih ile sendika üyeliği arasında nedensellik bağı kanıtlanamadığı gerekçesiyle sendikal tazminat talebini reddetmiştir. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. 6356 sayılı Kanun m.25/5 uyarınca, feshin sendikal nedene dayandığını ispat yükü işçidedir; ancak işçi, feshin sendika üyeliği veya sendikal faaliyetle bağlantılı olduğuna ilişkin inandırıcı olgular ortaya koyarsa ispat yükü işverene geçer. Sendikanın yetki başvurusunu yaptığı haftada gerçekleştirilen fesih, tek başına kuvvetli bir karine oluşturmaktadır. İşverenin bu karinenin aksini ispat etmesi gerekir; bunu başaramaması hâlinde sendikal tazminata hükmedilmelidir. Sendikal tazminat, işçinin bir yıllık ücretinden az olamaz (6356 m.25/4). 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL, kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL, SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma