Alt işveren muvazaasının tespiti — asıl işverenin işçiyi doğrudan çalıştırması ve muvazaanın hukuki sonuçları
Karar Özeti
Davacı işçi, bir kamu kuruluşuna hizmet veren alt işveren bünyesinde temizlik personeli olarak altı yıl istihdam edilmiş; alt işveren değişimlerinde iş sözleşmesi her defasında yeni alt işverenle yeniden kurulmuş ve birikmiş kıdem tazminatı hiçbir zaman ödenmemiştir. Davacı, alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğunu, gerçekte asıl işveren (kamu kurumu) adına ve onun talimatları doğrultusunda çalıştığını ileri sürerek toplam kıdem tazminatını asıl işverenden talep etmiştir. İşveren ihalenin usule uygun yapıldığını ve organizasyonel bağımsızlığın korunduğunu savunmuştur. Yerel mahkeme muvazaa iddiasını ispat edilememiş sayarak reddetmiştir. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. Bozma gerekçesinde şu temel kriterler belirlenmiştir: alt işveren ilişkisinde muvazaanın tespitinde gözetilecek ölçütler şunlardır: asıl işverenin işçiye doğrudan talimat vermesi, organizasyonel entegrasyon düzeyi, alt işverenin bağımsız bir iş organizasyonuna sahip olup olmadığı, alt işverene sağlanan araç-gereç ve çalışma ortamı ile işçi devir hızı. Somut olayda kamu kuruluşunun amirlerinin temizlik personeline rutin talimat verdiği, günlük görev planlamasının asıl işveren tarafından yapıldığı, alt işverenin yalnızca ücret ödemesini üstlendiği tespit edilmiş; bu durum 4857 m.2/7 kapsamında muvazaa oluşturduğundan davacı işçinin başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılması gerektiğine hükmedilmiştir. Muvazaa hâlinde alt işverenle kurulan sözleşme geçersizdir; işçi asıl işverendeki emsal ücretten yararlanır ve tüm izin ile tazminat hakları asıl işveren üzerinden hesaplanır. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL; kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL; SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma