Yıllık izin alacağında zamanaşımı başlangıcı — sözleşme sona ermedikçe zamanaşımı işlemez ilkesi ve iş sözleşmesinin devamı süresince hakkın korunması
Karar Özeti
Davacı işçi, bir kamu kurumunda alt işveren işçisi olarak on üç yıl çalışmış; sözleşme sona erince birikmiş ve kullandırılmamış yıllık izin ücretini talep etmiştir. İşveren, beş yılı aşan izin alacaklarının zamanaşımına uğradığını; 4857 m.59 kapsamındaki hakkın her yılın sonunda muaccel olduğunu savunmuştur. Yerel mahkeme, işverenin beş yıllık zamanaşımı itirazını kabul ederek eski dönemlere ait izin taleplerini reddetmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. Bozma gerekçesinde temel ilke açıkça ortaya konmuştur: yıllık izin ücreti alacağı 4857 m.59 uyarınca iş sözleşmesinin sona erdiği tarihte muaccel olur; bu alacakta zamanaşımı iş sözleşmesinin sona erme tarihinden itibaren işlemeye başlar, iş ilişkisi devam ettiği sürece zamanaşımı süresinin işlemesi söz konusu değildir. Bu ilkenin temel gerekçesi, işçinin iş güvencesi kaygısıyla hakkını kullanmaktan çekinmesinin önlenmesidir; iş sözleşmesi devam ederken işçiden zamanaşımına dikkat etmesi beklenmez. Dolayısıyla işverenin beş yıllık zamanaşımı savunması, sözleşmenin feshi tarihinden önceki izin alacakları bakımından yerinde değildir; tüm birikmiş izin alacağı sözleşmenin sona erme tarihinden itibaren beş yıl içinde talep edilebilir. Somut davada başvuru bu süre içinde yapıldığından tüm dönem izin alacağı hüküm altına alınmalıdır. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL; kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL; SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma