İş kazasında işverenin asıl kusuru ve manevi tazminat miktarının yetersizliği nedeniyle bozma
Karar Özeti
Davacı işçi, bir inşaat şirketinde iskeleci olarak üç yıl çalışmış; dördüncü katta kurulu iskeletin taşıyıcı bağlantı elemanlarının yetersiz olması nedeniyle beş metre yüksekten düşerek omurga kırığı geçirmiş ve sürekli kısmi iş göremezlik durumuna girmiştir. İşveren, olayın davacının dikkatsizliğinden kaynaklandığını, kişisel koruyucu donanımın kendisine teslim edildiğini savunmuştur. Bilirkişi raporunda davacıya yüzde kırk, işverene yüzde altmış oranında kusur yüklenmiş; mahkeme bu kusur dağılımını esas alarak maddi ve manevi tazminata hükmetmiştir. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. İlk gerekçe: 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu uyarınca işverenin risk değerlendirmesi yapmak, gerekli önlemleri almak ve güvenli çalışma ortamı sağlamak birincil yükümlülüğüdür. İşveren bu yükümlülüğünü yerine getirdiğini ispatlamak zorunda olup kusur payının belirlenmesinde aktif denetim eksikliği ve iskele periyodik muayene kayıtlarının bulunmaması tek başına ağırlaştırıcı unsur oluşturur. Somut olayda iskele kurulum tutanağı ile dönemsel kontrol belgelerinin hiçbirinin sunulamaması, işverenin kusur oranının yüzde yetmişin altında belirlenemeyeceğini ortaya koymaktadır. İkinci gerekçe: Otuz sekiz yaşında sürekli kısmi iş göremezliğe uğrayan bir işçi için hükmedilen manevi tazminat tutarı, Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre caydırıcılık ve denkleştirme işlevini yerine getirecek düzeyde belirlenmemiştir. 2026 yılı itibarıyla iş kazası tazminatı hesaplamalarında brüt asgari ücret tabanı 33.030 TL, aktüeryal hesaplamalarda esas alınan kıdem tazminatı tavanı ise 53.919,68 TL'dir. Karar, işverenlerin iş güvenliği belgelerini eksiksiz tutmasının hukuki zorunluluk olduğunu güçlü biçimde teyit etmektedir.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma