Zincirleme belirli süreli iş sözleşmelerinin belirsiz süreli sözleşmeye dönüşmesi ve kıdem tazminatı hakkı
Karar Özeti
Davacı işçi, bir özel hastanede hemşire olarak toplam altı yıl süreyle çalışmış; bu süre boyunca her yıl yenilenen birer yıllık belirli süreli iş sözleşmeleriyle istihdam edilmiştir. Altıncı sözleşmenin sona ermesinde iş sözleşmesinin yenilenmeyeceği bildirilmiş; davacı kıdem tazminatı talebinde bulunmuştur. İşveren, ortada belirli süreli sözleşme bulunduğunu ve sözleşmenin süresinin dolmasının bir fesih oluşturmadığını savunmuştur. Yerel mahkeme bu savunmayı kabul ederek talebi reddetmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur: 4857 sayılı İş Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca belirli süreli sözleşme kurulabilmesi için ortada objektif ve somut bir neden bulunması zorunludur; salt tarafların anlaşması yeterli değildir. Hemşirelik gibi süregelen ve kesintisiz nitelik taşıyan sağlık hizmetleri, belirli süreli istihdam için gerekli olan geçici veya proje bazlı iş niteliğini taşımamaktadır. Üstelik aynı işçiyle ardı ardına altı kez sözleşme yenilenmesi, taraflar arasındaki ilişkinin gerçekte belirsiz süreli bir iş sözleşmesi niteliği kazandığını açıkça ortaya koymaktadır. Yargıtay, belirli süreli sözleşmelerin zincirleme yapılmasının işçinin iş güvencesi ve kıdem haklarından yoksun bırakılması amacıyla araçsallaştırılamayacağını yinelemiştir. Sözleşmenin belirsiz süreli sayılması sonucunda davacının altı yıllık kıdeme karşılık gelen kıdem tazminatına hak kazandığı, 2026 yılı tavanı olan 53.919,68 TL esas alınarak hesaplamanın yeniden yapılması gerektiği hükme bağlanmıştır.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma