Alt işveren işçisinin asıl işverenden alacak talebi — muvazaa iddiası ve iş güvencesi kapsamı
Karar Özeti
Davacı işçi, bir kamu kurumunun temizlik hizmetinde yıllarca çalışmış ve asıl işveren kamu kurumunun muvazaalı taşeron uygulaması yaptığını ileri sürerek doğrudan kamu işçisi sayılması gerektiğini talep etmiştir. Ayrıca ardışık alt işveren değişimlerinin yol açtığı kıdem kesintilerini ve ödenmeyen fazla mesai alacaklarını talep konusu yapmıştır. Kamu kurumu, ihale mevzuatı kapsamında hizmet satın aldığını ve muvazaa koşullarının oluşmadığını savunmuştur. Yerel mahkeme muvazaa iddiasını reddetmiştir. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi kararı bozmuştur. Bozma gerekçesinde şu ilkeler ortaya konmuştur: alt işveren uygulamasında muvazaa; işin esaslı bir bölümünün asıl işveren çalışanları yerine alt işveren eliyle yürütülmesi, alt işveren yöneticilerinin asıl işveren tarafından belirlenmesi ve alt işveren bağımsızlığının kâğıt üzerinde kalması hâllerinde söz konusu olabilir. Muvazaa tespiti hâlinde alt işveren işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverene ait sayılır; bu durumda kıdem sürelerinin bütünleşik hesaplanması ve iş güvencesi kapsamına alınması gerekir. Asıl işverenin kamu kurumu olmasının bu değerlendirmeyi etkilemeyeceği ve ihale mevzuatına uygunluğun muvazaa iddiasını kendiliğinden ortadan kaldırmadığı vurgulanmıştır. Yerel mahkemenin muvazaayı yüzeysel incelemesi eksik araştırma sayılır. 2026 brüt asgari ücret 33.030 TL; kıdem tazminatı tavanı 53.919,68 TL; SGK işveren prim payı %21,75.
Bu karar işçi lehine sonuçlanmıştır.
Bozma